Kredi Kartı Mağduriyeti

Merhabalar,

Yine gazetede okuduğum önemli bir konuya değinmek istiyorum. Kredi kartı mağdurları gün geçtikçe artmakta ve zor duruma düşmekteler, bende aynı durumu 2 kere yaşadım ve nakite çevrilebilecek herşeyimi kaybettim ve bunu bir kez daha yaşamamak için artık kesinlikle kredi kartı kullanmıyorum, param varsa harcıyorum yoksa harcamıyorum hesap kitap yapıp önceliklerimi belirleyip onları alıyorum alacaklarımı sıraya diziyorum ve ona göre harcama yapıyorum, çok zor oluyor ama tekrar 2 kere düştüğüm duruma düşmek istemiyorum. O duruma düşmektense böyle yaşamak inanın daha iyi, hatta daha da kötü durumlara düşmeyi düşünmek bile istemiyorum. Allah kimseyi kredi kartı mağduru yapmasın ve mümkün olduğunca kredi kartı kullanımımıza bir sınırlama getirelim veya en doğrusu kullanmayalım.

 

Kredi Kartsız Günler Dileklerimle,

 

 

Kart azabı çeken vatandaşa yol haritası

Bu yol haritasını izlerken, bir de yargının sözüne kulak vermemizde çok yarar vardır. Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği (TÜBİDER), kendi tüzel kişiliği adına, tüketiciler yararına Tüketici Mahkemesi’nde bankalara karşı açtığı ve kazandığı (bir ilk olan) davada mahkeme şöyle bir hüküm kurmuştur:

“Kredi veren kurumlar güçlü kuruluşlardır. Tüketiciler ise, zayıf durumdadırlar. Matbu olarak düzenlenen sözleşmeleri imzalamaktadırlar. Sözleşme içeriğini inceleyecek hukuki bilgiye de sahip değildirler. Bu bakımdan, yasa ile düzenleme getirilerek, zayıf durumdaki tüketicinin korunması amaçlanmıştır.

“Bu bilgiler ışığında 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce düzenlenmiş bulunan kredi kartlarına ilişkin sözleşmelerin, tüketicinin talebi halinde yenilenmesi ve 4822 S.Y.’ye uygun hale getirilmesi... gerekir. 4822 S.Y.’nin yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen kredi kartı sözleşmelerinde ise, istisna da olsa, yasaya aykırılıkların var ise ortadan kaldırılması gerekir. Zira aksine davranışlar, sonuçta sosyal sorunlara neden olmaktadır. Bu yönü ile davacı talebi, 4822 s. yasaya aykırı yapılan düzenlemeleri önlemek amacına yöneliktir ve bu talep yerinde bir taleptir. Bu nedenle talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.” (İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nin 25.11.2004 tarihli ve 2004/1894-1461 sayılı kesinleşmiş kararı)

Görüleceği üzere; bu yol haritasında, temerrüde düşmemiş ve icralık olmamış; ancak halen “kart azabı” çeken yurttaşlara da çok önemli bir mesaj vardır: Yani araba devrilmeden önce… Yurttaşın da yargıya sığınarak, Türk ulusu adına yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinden bankaların haksız sözleşmelerine ve faiz oranlarına geriye dönük olarak müdahale edilmesini isteme hakkı vardır. Üstelik bu hak, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa” ve 25137 sayılı “yönetmelik”le güvence altına da alınmıştır. Şimdi; daha fazla tükenmeden, tüketicinin bilinçli bir yurttaş olup örgütlenme ve kendi örgütlerine sahip çıkma zamanıdır.

Yorum Yaz